Yetişkin

 

DEĞİŞİME KARAR VERMEK

 

Bir önceki yazıda, işinden memnun olmasa da zorla devam eden kişilerden bahsetmiştim. Birçok insan kendinde yeterli cesareti bulup da ilk adımı atamıyor. Eğer siz de bir kısır döngüye kaptırıp gittiğinizi düşünüyorsanız bu yazıya göz atmakta yarar var.

 

Öncelikle belirteyim: Hayatımızda bir şeyleri değiştirmek kolay değil. Değişim, çaba gerektiriyor. Çünkü içinde bulunduğumuz durum her ne kadar sevimsiz ya da acı verici olsa da bize bir nevi güven veriyor. Onu artısıyla eksisiyle, bazen nefret, bazen sadece bıkkınlıkla yaşamaya alışmışız. Oysa ki değişmek demek, tanımadığımız, bilmediğimiz sulara yelken açmak demek. Yeni insanlar, yeni sorumluluklar, görevler demek. Ve bunlar da çoğu zaman bizi korkutuyor.  

 

İlk olarak şunu kafamıza yerleştirmekte yarar var. Evet, bir şeyleri değiştirmek korkutucu olabilir. Peki ya değiştirmezsek? Her şeyi böyle akışına bırakırsak? Uzun vadede sürdürmek istediğimiz hayat gerçekten bu mu?

 

 

Birçok insan istediklerini, hayal ettiklerini gerçekleştirebileceğine inanmadığı için denemekten vazgeçiyor. Başarısız olma ve hayal kırıklığına uğrama korkusuyla, risk almaktan kaçıyor. Çoğu zaman hepimiz çevremizdekilerden şu tarz laflar duymuşuzdur: “Denemek istiyorum ama ya reddedilirsem… Ya çevredekiler benimle alay ederlerse… Deneyeceğim yol çok zor, ya başaramazsam… Zaten artık bunlar için yaşım geçti”. Benzer örnekleri çoğaltmak mümkün.

 

Diyelim hayatınızda kötü giden, beğenmediğiniz şeyi değiştirmeye karar verdiniz. Öncelikle tebrikler. Doğru yolda ilk adımı atmış bulunuyorsunuz. Artık betona saplanmış ayaklarınızı kurtarmak için çaba sarf etmeye başladınız.

 

Değişim yolunda çoğu zaman yukarıda bahsettiğim korkulara kapılabilirsiniz. Böyle durumlarda yapmanız gereken hemen korkuları bir kenara atıp gözünüzün önüne hedefinizi getirmek. Kendinizi hedefinize ulaşmış olarak hayal edin. Ben sizi ziyaret etsem, nasıl biriyle karşılaşırdım? Hayatınızda neler farklı olurdu? Hedefinize ulaşsanız, siz nasıl biri olurdunuz? Korkularınız nedeniyle unuttuğunuz, bastırdığınız isteklerinizi tekrar gözünüzün önüne getirin. Korkup da vazgeçmeye yeltendiğiniz her seferinde, bu hedefi neden bu kadar istediğinizi kendinize hatırlatın.

 

Değişim öyle çok yumuşak da olmayacaktır. Bazen gözyaşları, sıkıntılar, umutsuzluklar, pişmanlıklar eşlik edecektir. Fakat unutmayın ki çıktığınız yol, yeni ümitlere giden yoldur. Yaşadığınız bu krizler gerçeklerle yüzleştiğiniz, büyüyüp geliştiğiniz anlamına gelir.

 

Sabırlı olun, hemen ilk başarısız denemeden sonra vazgeçmeyin. Düşünsenize, yürümeye çalışan bir bebek daha ilk denemesinde yürümekten vazgeçse ne olurdu? Çocukları gözlemleyin. Onlar korkuları olmadığı için yeni şeyleri bu kadar çabuk öğrenebiliyorlar. 

 

Başarmak ya da başaramamak kavramları sizin başarıyı nasıl tanımladığınızla ilgilidir. Eğer, ilk seferinde hedefe ulaşamadıysanız, bunu başarısızlık olarak görmeyin. Bu denemeden neler öğrendiğinizi bir kenara yazın. Bir sonraki sefer bu hatayı tekrarlamayacaksınız. Eğer olay sizin kontrolünüzde gelişmediyse, burada bir başarısızlıktan zaten söz edilemez.

 

 

İnönü Cad. Gül Apt. No:3 D:3 Kozyatağı / İstanbul
0216 386 70 92