Yetişkin

Terapiler sırasında, bu başlıkla sorulmasa da alttan alta farkındalık süzgecine erişmemiş haliyle karşıma çıkar. Genellikle şu söylemlerle :

’’ Karşımdaki (sevgilim, eşim, ailem, arkadaşlarım) beni m ona söylediğim gibi davranmıyor’’

 ‘’ Beni önemseyip, anlamaya çalışmıyorlar’’

‘’ Dışardaki kişilere gösterdiği özeni bana göstermiyor, yoksa bana değer vermiyor mu?

 ‘’ Zaman geçirmek için plan yapmıyor’’

‘’ Ben aramasam, beni aramıyor ‘’

Liste uzatılabilir. Tanıdık geliyor mu? Siz de kendi değerini, dışarıdan gelen geribildirim ve eylemlerle ölçme ve değerlendirme eğiliminde olabilirsiniz.  Ancak değerli olmak ve değerli hissetmek, esasen süreklilik barındıran, dışarıdan veya içeriden gelen öğelerle sarılıp, artıp, azalan bir özellik veya duygu değildir.

Değerli olmak için ekstra bir çaba harcamak gerekmez, insan ve canlı olmanız değerli olmanız için yeterlidir. Kim nasıl davrandığında daha değerli olursunuz yada her insan farklıdır,  size gösterdikleri ilgi ve özen miktarı değişince sizin benlik değeriniz azalacak mı?  Bu soruların yanıtlarını sözel ve mantıksal süreçte yanıtlamak oldukça kolay olsa da, içten içe kaygılanılan konuların başında gelir.

Bu tür benlik algısı, değerlilik kavramları  konusunda denge de kalmak için bazı öneriler verilebilir;

·         Öncelikle her insan birbirinden farklı ve biriciktir. Bu da değerli olmak için yeterli bir unsurdur.  Bu farkındalığa sahip olmak, kendimize ve diğerlerine, empati seviyesini oluştururken bizim için anlamlı olabilir. 

·         Kendinizi yakından tanımak ve kendinizi ruhen, bedenen ve psikolojik anlamda besleyen girişimlerde bulunmak.   Eğer kendi içinizde bir bütün olursanız, dışarıdan gelen eleştiri, veya olumlu yaklaşımlar sizin algınızı çok yoğun bir biçimde etkileyecek güce erişemez.

·         İlişkileriniz sırasında kendi ihtiyaç, sınır ve özelliklerinizi, sevilmek adına geri plana almamak. bu durumda, karşınızdaki kişiden beklentiniz artmayacak  ve beklentilerin gerçekleşmemesi halinde değersiz hissetme kısır döngüsü başlamadan sonlanmış olacak.

·         Kendinizle ve diğerleriyle dolaylı olmayan yollardan sade, net ve samimi bir tonda iletişim kurmaya özen göstermek. Bu da önce kendini ve ihtiyaçlarınızı anlamanızla kolaylaşacak bir beceridir.

·         Önce kendine yönelik koşulsuz kabul ilkelerini benimsemek. Bu da oldukça zor gözüken ancak kendimizle başlayabileceğimiz bir döngüdür. Eğer kendimizi var olduğunu fark ettiğimiz özelliklerimizle yargılamadan bütüncül olarak ele alırsak bunu ilişkilerimize de yansıtabilir ve olanı olduğu şekliyle nötr bir tonda algılayabilir hale gelebiliriz.

·         İlişkiler arasında zaman zaman fiziksel ve ruhsal boşluklar bırakmak, etkili bir yöntem olabilir. Böylece esen rüzgarlarla sarsılmayan bir ağaç gibi köklenebilir ve kendimize yatırım yapabiliriz.

Kim olduğumuzu unutmadığımız, değerli ilişkilere adımlar atabildiğimiz günlere…

Uzm. Psk. Merve Otçeken

İnönü Cad. Gül Apt. No:3 D:3 Kozyatağı / İstanbul
0216 386 70 92