Yetişkin

 

Adet döngüsü; yaklaşık olarak genç kızlık dönemine geçiş ve ardından sağlıklı her kadının periyodik olarak deneyimlediği bir süreçtir. Bu süreç öncesinde ve adet olunması ardından ilk üç günü içinde, çeşitli hormonal, fiziksel ve psikolojik ve davranışsal değişiklikler yaşanır.

Kadınların yaklaşık olarak  %80 ‘inde ortak olarak gözlenen premenstruel belirtiler bulunmakla beraber  %2.5’inde tanılanmış olarak Premenstruel Sendrom(PMS) tanısı konulduğu kayıtlara geçirilmiştir.

Bu yazıda ele almak istediğim kadınların her ay deneyimledikleri bu sürecin, ruhsal yansımalarını fark ettirmek ve nasıl daha bütün ve keyifli hissedebileceklerinin ipuçlarını vermek.

Yaşam kalitesini düşüren, işlevselliği ve ilişkileri bozan bir hal alabilir. Bu durumda da; kişi gittikçe içe döner, ve bu süreç kişinin korkulu rüyaları haline gelebilir.  Kişinin, konu hakkındaki bilgisini ve farkındalığını  artırmak, atılması gereken ilk ve en büyük adımdır. 

Öncelikle belirtileriyle başlayalım;

·         Duygudurum dalgalanmaları

·         Depresif duygudurum

·         Alınganlaşma

·         Uyku düzeninde bozulmalar

·         Sinirlilik ve öfke patlamaları

·         İletişimden geri çekilme

·         İştah dalgalanmaları

·         Şişkinlik

·         Öz saygı düzeyinde düşüş

·         Dünyayı ve kendini olumsuz algılama eğilimi gibi.

 

Yukarıdaki listeden iki veya 3’ünü  üç ay boyunca ard arda deneyimlediyseniz,  kadın doğum doktorunuz  ile görüşmeniz ardından psikolojik yardım almanızı öneririm.

Süreçteki duygusal dalgalanmalar ve diğer belirtileri en az hale getirmek için, yapılabilecek doğal reçetelere yönelmenizi öneririm.

 

Uygulaması pratik öneriler ;

·         İştah dalgalanmaları için önerim, düzenli, yeterli ve dengeli beslenmek. Özellikle öncesinde protein alımınızı artırmanız böylece; tok kaldığınız süreyi uzatacaktır.

·         Olabildiğince işlenmiş gıda ve basit şekerden uzak kalmak. Bunun yerine kompleks karbonhidratlara (pirinç, tatlı patates, tam buğday veya kepekli ürünler) yönelmek.

·         Yeterince uyumuş olmak.

·         Aşırı yorgunluk ve yoğunluktan kaçınmak.

·         Sürecinizi  fark etmek ve yakınlarınızdan bu konu da size destek olmalarını istemek.  Yalnız kalmak istediğinizde alan tanımaları,  ve olabildiğince iletişimde kutuplaşmalar yerine uzlaşmacı yol izlemelerine teşvik etmek.

·         Yoga, meditasyon ve gevşeme egzersizlerine yer vermek.

·         Bedendeki şişliklerin azalması için tuz tüketimini azaltmak ve kafein tüketiminden kaçınmak.Yerine bitki çayları ve adaçayına yönelmek. Östrojen hormonunu dengeleyecektir.

·         Destek alabildiğinizi hissettiğiniz dostlarınızla vakit geçirmek.

·         Doğada zaman geçirmek.

·         Psikolojik durumun dengesi için seratonin ve dopamin hormonunu harekete geçirecek besinler tüketmek (Omega 3 yönünden ürünlere yönelmek.)

·         Sizi ve ruhunuzu besleyen aktivitelerle dopamin seviyenizi canlı tutmak.

 

Yalnız değilsiniz; bu herkesin deneyimleyebileceği doğal bir süreçtir. Ancak nasıl deneyimleneceği bizim yaşam tarzımıza göre şekillenir. Kendinize iyi gelen reçeteleri uyguladığınız, dengeli bir dönem dilerim.

 

Uzm. Psk. Merve Otçeken

 

İnönü Cad. Gül Apt. No:3 D:3 Kozyatağı / İstanbul
0216 386 70 92