Yetişkin

Günümüz yaşantısında yaşam çok hızlı aksa da, insan birlikte yaşamak, kendini ait hissetmek,  gruplara ve etkinliklere dahil olmak adına çeşitli sorumluluklar alıp, kendini başa çıkabileceğinin ötesinde doldurur ve ardından enerjisiz kalmış  hisseder.  Bu konu;   ‘’Tükenmişlik Sendromu’’ olarak  tanımlanan;  kişinin yaşam için gerekli içsel enerjiyi bulamaması, kaybolmuş  ve otomatik pilotta hissettiren bir süreç olarak tanımlanabilir.

Belirtileri; fiziksel ve ruhsal öğeler içerir. Kas ağrıları, baş ağrısı, kronik yorgunluk,  uyku  düzeninin bozulması gibi fiziksel belirtilerin yanında; ruhsal çöküntüde eşlik eder.  Yaptığı işe istek ve ilgisini yitirip, iş ve kendine karşı olumsuz  ve alaycı bir tavır içine girer. Belirtileri okuduğunuzda zaman zaman herkesin içinden geçebilecek düşünceler ve semptomlar olduğunu hissetmiş olabilirsiniz. Bunların uzun süreli olması ve yaşam kalitenizi düşürecek düzeye taşınması halinde  bu sendromu deneyimlediğinizi söylemek mümkün olur.

Birçok araştırma; bu sendroma kişisel yatkınlıkların olabileceğini ve bunu fark edip; kendimizi korumak için çeşitli aktiviteler yapabileceğimizi vurgular. 

Yatkınlık taşıyanlar;

·         ‘’Herkese ve her koşula uyum gösterme çabasıyla ‘’EVET’’ diyen

·         Yoğun ve aşırısı strese maruz kalan

·         Bedeninden gelen sinyalleri okumakta zorlanan (Fiziksel olarak  yorulduğunda mola vermemek, yemek yemeyi sıkça unutup, ertelemek, uzun mesailer,  uykusuzluk gibi)

·         Sağlık ve yardım sektöründe hizmet veren

·         İş ve özel hayatı arasında dengeyi oturmakta zorlanan

·         Ruhsal olarak kendini besleyecek zamanı kendine ayırmayan (hobi ve aile ilişkilerine zaman ayıramayan) kişilerde sıklıkla karşımıza çıkar.

 

Bu sendromla nasıl başa çıkıp üstesinden gelinir?

Bir metafor ile açıklayacak olursam;  yaşam enerjinizin günlük 100 birim olduğunu düşünelim. Bu 100 birimi nasıl kullanacağınız sizin elinizdedir.  100 birimin hepsini sabah saatlerinde tek bir olaya yatırmak gün boyu başka şeyler için enerjinizin olmayacağı anlamına gelecek.  Yada parçalara bölmek enerjiyi dengeli dağıtmak ve bitmeye yaklaştığında aynı telefonlarımıza yaptığımız gibi şarj etmek en önemli ve pratik çözümdür.  

Diğer bir önemli farkındalık,  yetki ve sorumluluk paylaşımıdır. Her şeyi tek başına halletme eğilimi,  kimseye hayır diyememek, sınırlarımızı net çizmemek de enerjimizin hızla tükenmesine yol açar.  Sınır hem kendimize hem çevremize nerede ve ne yakınlıkta duracaklarına dair verdiğimiz yol haritalarıdır.  Bize kalması gereken enerji hakkında güvenlik görevlisi işlevi yapar.  Sorular ve sizden talep edilen fiziksel ve ruhsal talepler olduğunda  döner ve sorar  ‘’Bu konuya şuan vaktini ve enerjini yatırmak istiyor musun? ‘’  aldığı yanıta göre de  davranışta bulunur. Bunları düşünüyor olmak sizi hesapçı, muhasebeci yada bencil yapmaz. 

 

Şimdi pratik reçetelere ve koruyucu çalışmalara gelelim;

·         Her sabah; bugün bedenim nasıl? Nelere hazır?  sorusuyla başlamak ve bedensel sinyallere açık hale gelmek.

·         Önceliklerim neler egzersizi yapmak:  Bunu kısa vadeli ve uzun vadeli düşünebiliriz. Öncelikle yaşam içindeki duruşunuza sakin ve dingin bir biçimde bakıp karar verebilirsiniz. Ardından günlük olarak ‘’önem sırası, aciliyet, gereklilik’’ gibi kriterle değerlendirip görselleştirmek ve o plana sadık kalmak.

·         Etrafınızdaki kişilerle dolaysız, açık  bir iletişimde olmak. Ve yardım kabul etmek, görev dağılımı yapmak. ‘’Bunu benim dışımda yapabilecek biri var mı?’’  sorusunu sormak.

·         Bedel ödemeden, ekstra verici olmadan, sevmek ve sevilmenin mümkün olduğuna inanmak

·         Gün içinde sık sık ara vermek, ŞARJ olmak…

·         Yeterli  miktarda uyumak.

·         Sağlıklı  beslenmek. Yeterli ve dengeli miktarda uygun saatlerde yemek yemek.

·         Spor yapmak.

·         Hobi edinmek, ancak bu hobilerinden  stres verici hale taşımamak.

·         Haftada 1-2 günü dinlenmek ve gevşemek için ayırmak

·         Dostlar ve aile ile olumlu ilişkileri besleyecek aktiviteler yapmak

 

 

Daha keyifli ve coşkulu bir yaşam mümkün.  Bu yazının vesile olması dileklerimle.

Uzm. Psk. Merve Otçeken

 

 

İnönü Cad. Gül Apt. No:3 D:3 Kozyatağı / İstanbul
0216 386 70 92