Çocuk

 

Son yıllarda özellikle 0-3 yaş beyin gelişimi üzerine yapılan araştırmalarla, oyuncakların ve zengin uyaran ortamının zeka gelişimine katkılarını gösteren yayınların aileleri bir miktar yanlış yönlendirdiğini görüyorum. Tamam, 0-3 yaşta beyin muazzam bir gelişme hızına sahip ve çok alıcı. Ve evet, oyun oynamak çocuğun beyin gelişiminde ve öğrenmede kullanabildiği en büyük araç, e peki yanlış nerede? Her zaman olduğu gibi, abartıda.

Çocukların odaları tıka basa oyuncak doluyken ve anne babaları onlara yeni şeyler öğretmek üzere son derece ilgiliyken her geçen gün heveslerinin ve ilgilerinin azalması sizce de ironik değil mi?

Payne ve Ross keyifle okuduğum 'Daha Sade Bir Hayat' kitabında bu durumu şöyle açıklıyor:

'Çocuklar dokunma duyusuyla yaşayan varlıklardır. Öyle ki, bir şey gördüklerinde dokunmak, koklamak, tadına bakmak, belki fırlatmak, kafalarının üzerinde nasıl duracağını hissetmek, dinlemek ve muhtemelen suya batırmak isterler. Bu son derece doğaldır. Onlar dünyayı keşfediyorlar. Ama her bir yüzey, her bir çekmece ve dolap eşyalarla dolup taşarken, çocuğun yaşayacağı duygusal yükü hayal edebiliyor musunuz? Bu kadar çok seçenek ve bu kadar çok uyarıcı onların zamanını ve dikkatini azaltır. Etrafta çok fazla eşya (oyuncak) olması çocukların özgürlüklerini ve kendi dünyalarını derinlemesine keşfetme becerisini kısıtlar.'

Bizim oğlan henüz 2 yaşında olmasına rağmen onunla oyun oynarken uzun zamandır dikkatimi çeken bir şey var. Yere oturup birlikte vakit geçirdiğimizde veya dışarda bir şeyler incelediğimizde fazla aktif ve yönlendirici olduğum zamanlarda onun ya beni hiç dinlemediğini ya da bahsettiğim şeyi değil tamamen beni izlediğini gözlemliyorum. Bunun yanı sıra yanında sessizce oturduğumda ve onu izlediğimde aynı ortamda benden çok farklı şeylere dikkat edebildiğini ya da oyuncakları aklımın ucuna gelmeyecek şekillerde oynayabildiğini görüyorum. Yeni bulduğu oynama şekillerinin ve aklına gelen şeyi uygulayabilme özgürlüğünün onda yarattığı keyif de cabası. Ebeveyn içgüdülerimin bildiğim şeyleri ona öğretme ya da aklıma gelen şeyleri onunla paylaşma isteğiyle yanıp tutuştuğunu hissetmeme rağmen oyun oynarken ona çok da müdahale etmemeye çalışıyorum. İnanın onun kendi zihni benim yaratıcılığını kaybetmiş ve kalıplaşmış zihnimden çok daha zengin ve onun kendi keşfi çok daha değerli.

Gelecekte başarılı olmasını, ödevlerini kendi başına yapmasını, akademik olarak zorlanmamasını istediğimiz çocuklarımız için daha küçücükken atmamız gereken adımlar var.  

Aşırı yapılandırılmış oyuncaklardan kaçınmak: Oyun oynamak zeka gelişiminde çok etkili. Fakat aynı şeyi oyuncaklar için söyleyemeyeceğim. Özellikle üzerinde türlü çeşit renk olan, her düğmesine basınca farklı bir ses/ışık çıkaran oyuncaklar bana hiç sempatik gelmiyor. Bu tarz cafcaflı  oyuncaklar yetişkinler için çekici olsa da aslında çocuklar da bunlara çok ilgi göstermiyor. İki düğmesine basıp bir kenara atıyorlar onu. Oyuncak çocuğun ilgi gösterdiği her şeydir. Bu bir tahta kaşık da olabilir, bir naylon poşet de. Her şeyin hazırını almayalım, bırakalım kepçeden mikrofon yapsın, tencere kapağından direksiyonunu çevirsin. Çocuğunuza oyuncak seçerken, 'her şey olabilecek' oyuncakları tercih edin. Hayvan figürleri, ahşap bloklar, çeşitli boyda kaplar, legolar, vb.

Odayı düzenlemek: Lütfen bu yazıyı okuduktan sonra çocuğunuzun oyun oynadığı alanları bir gözden geçirin. Bir kutunun içine karışık nizam atılmış ya da odanın çeşitli yerlerine dağılmış oyuncaklar, boya kalemleri, kitaplar, legolar görüyorsanız sizin de bir düzenlemeye ihtiyacınız var demektir. Öncelikle oyuncakları kategorize etmenizi, aynı tarzda bir veya iki oyuncak bırakmanızı öneririm.  Geri kalan her şeyi bir kenara kaldırın. Zamanı gelince onların da sırası gelecek merak etmeyin. Odadaki ferahlama ve boş alanın çocuğunuzun çok daha uzun süre oynamasını ve daha berrak düşünmesini sağlayacağını garanti ediyorum. Çocuğunuz sıkıldığını söylüyorsa doğru yoldasınız demektir, sıkılan zihin bir süre sonra üretmeye başlar.

Oyuncak kütüphanesi: Çocuğunuzun odasındaki oyuncakları 15 günde bir değiştirebilirsiniz. Bunun için çocuğunuzun fikrini almak uygun olur ama bir şartla. Bir oyuncak gelecekse birinin de odadan çıkması lazım. Kolay gelsin.

 

 



İnönü Cad. Gül Apt. No:3 D:3 Kozyatağı / İstanbul
0216 386 70 92