Çocuk

Çocuk ve Travma

Travma, hayatın günlük akışı içinde, hiç beklenmeyen bir anda, insanın dayanma gücünü zorlayan ya da aşan bir durum olarak tanımlanabilir. Travmaların oluşmasında, çocuğun olayı kendi yaşamına veya başka birinin yaşamına tehdit olarak algılaması çok önemlidir. Olay ne kadar doğrudan tehdit oluşturuyorsa, etki derecesinin daha yüksek olması beklenir.

Travmaların bazıları sadece bir kez ve kısa bir dönem için gerçekleşebilir. Bunlara örnek olarak doğal afetler, kazalar, taciz verilebilir. Bazı durumlarda ise travma çok daha uzun bir dönemi kapsar. Örneğin uzun dönemli tacize uğramak, savaş, mültecilik, rehin alınmak gibi.

 

 

Çocuğum Travma Yaşıyor ise Nasıl Anlayabilirim?

             Çocukta Travma Sonrası Gözlenebilecek Tepkiler

Bir çocuğun başına gelen, gördüğü ya da dinlediği travmatik bir olaya nasıl tepki göstereceği birçok etmene bağlıdır. Bu etmenlerin başlıcaları;

·         Çocuğun yaşı:Çocukların değişik yaş dönemlerinde sergiledikleri davranışlar arasında farklılıklar olabilmektedir.

·         Olayla ne kadar doğrudan bir bağlantısı olduğu:Olay çocuğu ne kadar yakından ilgilendiriyorsa, çocuğun göstereceği tepki o kadar yoğun olur.

·         Travmatik olaydan önceki kişilik yapısı:Çocuğun uyum yeteneği kuvvetli ise, kısa sürede çözümler üretebiliyorsa, lider özellikleri varsa, travmatik bir durumla baş etme konusunda daha çabuk çözümler üretecektir.

·         Olaydan sonra bulabildiği maddi ve manevi destek:Çocuk, olaydan sonra hemen bir destek çemberinin içine alınmışsa olayın etkilerini daha çabuk atlatacaktır.

·         Travmatik olayın süresi, sıklığı:Çok kısa süren ve sadece bir kez olan bir olayla, uzun süren ve sık tekrarlanan bir olayın çocuk üzerindeki etkileri çok farklı olacaktır. Örneğin, çok hafif bir depremi yaşayan, ancak çevrenin hiçbir şekilde etkilenmediği bir durumda çocuğun deprem korkusu geliştirmesi olasılığı çok düşüktür. Öte yandan, çok yoğun sarsıntılar yaşayan, çevrede bir çok binanın yıkıldığını ve bir çok insanın öldüğünü gören, bunun ardından birkaç sarsıntı daha yaşayan bir çocuğun deprem korkusunun olma olasılığı çok yüksektir.

·         Olayın bireysel ya da toplu olması:Yaşanan olay, daha geniş bir insan kitlesini ilgilendiriyorsa, bu olayın çocuğun üzerindeki etkisi daha az olur, çünkü olay paylaşılır ve nedenleri üzerinde fazla düşünülmez, örneğin; ‘Neden sel oldu?’ şeklinde bir soru pek akla gelmez. Ama, çocuk bir tacize maruz kalırsa, burada kendini suçlaması ihtimali daha fazladır.

·         Olayın insan kaynaklı ya da doğal afet olması:İnsan kaynaklı olaylar çocukları daha fazla etkiler.
 

Çocuklarda travmaya bağlı çok çeşitli davranışlar gözlenebilir. Bunlar arasında:

Uyku bozuklukları, kabuslar
Yeme, giyinme, tuvalet alışkanlığı gibi alanlarda farklılıklar, geriye dönüşler
Kıpır kıpır, huzursuz olma
Uykulu, donuk olma, yalnız kalma isteği
Her fırsatta ağlama
Tanıdığı nesnelere aşırı bağlanma
Değişiklikle baş etmede zorlanma
Anne-babayla olan ilişkilerde farklılık, aşırı talepkar olma ya da tamamen içine kapanma
Kardeşlerle olan ilişkilerin daha olumsuz olması, kavgaların artması
Travmatik olayla ilgili takıntılı düşünceler geliştirme, sürekli bu olay hakkında konuşma, bu olayla ilgili oyunlar oynama
Olayın tekrarlanacağı endişesi
Başkalarının gereksinimlerini aşırı derecede önemseme
Okul başarısında düşüş
Dikkatte azalma/bozulma
Doyumsuz olma
Küçük olaylara aşırı tepkiler verme

Özellikle gençlerde bağımlılık eğilimin artması ( sigara, alkol ve madde)


Çocuğunuzda olaydan hemen sonra gözleyeceğiniz davranış değişiklikleri akut yas reaksiyonu olarak olarak adlandırılır. Ve gelişmesi doğaldır, ancak 6 ayı geçen süreçlerde bir uzmandan yardım almak faydalı olacaktır.

  Ebeveynlere Öneriler

Çocuğunuzun başından travmatik bir olay geçtiğinde ya da travmatik bir duruma hep birlikte maruz kaldığınızda, çocuğunuzun bu beklenmedik ve acı veren olayı nasıl algılayacağı, nasıl yorumlayacağı ve nasıl bir tepki oluşturacağı, çok büyük ölçüde çevresindeki yetişkinlere, onların içinde de özellikle anne-babaya bağlıdır. Yaşadığı olay, çocuğun büyük bir ihtimalle ilk kez karşılaştığı bir olaydır ve o olayla ilgili herhangi bir davranış kalıbı (Şablon veya şemasal öğeler) oluşturmamıştır. Bu nedenle çocuğun ilk yapacağı şey, anne ve babasını izlemek olacaktır. Çocuğun davranışlarını olumlu yönde etkileyebileyebilecek ve süreci sağlıkla yönetecek  yönelimleri şu şekilde sıralayabiliriz;
           

·         Çocuğunuzun duygu ve düşüncelerini anlamaya yönelik, kısa, öz ve net sorular sormak.

·         Çocuğunuzun  güven duygusunun devam etmesine önem vererek  kendi hissettiğimiz çaresizliklerini çocuğa fazla yansıtmadan, örneğin “Bu konuya bir çözüm düşünüyoruz, en kısa zamanda daha rahat olacağız” gibi ifadeler kullanıp, sürecin farkında olunduğunu ve uygun şekilde giderileceğini iletmek.

·          Özellikle doğal afetler sonucu yaşanan durumlara ilişkin, mümkün olduğunca net bilgiler vermeleri

·          Travma yaratan, olay /kişi/süreç veya konunun üzerine giderek, bir an önce çocuğun eski hayatına benzeyen bir hayat kurmaya çalıştıklarına çocuğun inanmasına yönelik çabalamak.

·         Mümkün olduğunca olumlu bir an ve gelecek tablosu resmetmek, umut ile güven verici bir tutum izlemek.
 

Şunu hatırlamak ve hatırlatmak gerekli ki çocuğunuzu, hayatın onun karşısına çıkarabileceği her türlü travmatik olaya karşı hazırlamanız mümkün değil.  Ancak, çocukları bu konularda bilinçlendirmek, onların travmalar karşısında daha hazırlıklı olmaları için bir zemin hazırlar; ilk kez karşılaştıkları bir olayın getirdiği belirsizlik ve bilinmezliğin yaratacağı derin kaygıyla bir ölçüde daha rahat baş edebilmelerini sağlayabiliriz.

Travma hakkında bilinmesi gereken bir diğer önemli öğe de, her olumsuz yaşantının travmatik süreçlere yol açmayacağıdır.  Örnek verecek olursak; deprem olduğunda herkes endişelenip, korkar, kaygı seviyesi artar ancak herkes travmatize olmayabilir. Kişinin iç dünyası, dünyayı algılama biçimi, ilişkileri bu dinamikleri etkiler.

Bu sebeple, ebeveyn olarak onların kişilik özelliklerine uygun olarak eğitmek, bilinçlendirmek, uygun sınırlar içinde ve etkilli yönlendirmeler ile gelişmelerine fırsat vermek, travmalar ile başa çıkma kapasitelerini artırabilir.

 

Uzm. Psk. Merve Otçeken

 

 

 

İnönü Cad. Gül Apt. No:3 D:3 Kozyatağı / İstanbul
0216 386 70 92