Çocuk

 

Çocuklar normal ya da yüksek zeka seviyelerine sahip olup yine de öğrenemeyebilirler. Belirgin öğrenme yetersizlikleri görme, işitme, heyecanlar ya da zihinsel kapasitenin bozukluğu değildir. Bunlar, bilgi edinme ya da bu bilgiyi ifade etmede zihinsel süreç bozukluklarıdır (Mayo Clinic,1994). Öğrenme yetersizliği ile birlikte davranışları ayarlamada (self regulatory behavior), sosyal algıda ve sosyal ilişkilerde de problemler olabilmektedir. Fakat bunların hiçbiri kendi başına öğrenme yetersizliğini oluşturmamaktadır. Öğrenme yetersizliği diğer özel durumlarıyla (örneğin duyusal yetersizlik, zihinsel gerilik, sosyal ve duygusal bozukluk) veya dışsal etkenlerle (örneğin kültürel farklılıklar, yetersiz ve uygun olmayan öğretim gibi) bir arada görülse de, bu durumların veya etkenlerinin sonucu olarak ortaya çıkmamaktadır (Akt, Moats ve Lyon, 1993).
  
Özel Öğrenme Güçlüğü DSM IV’te dört grupta incelenir.

1-) Okuma Bozukluğu (Disleksi)

2-) Aritmetik Bozukluğu (Discalculi)

3-) Yazılı Anlatım Bozukluğu (Disgrafi)

4-) Başka türlü adlandırılamayan öğrenme bozuklukları.


Öğrenme Güçlüğü Tanısı Alan Çocuklar

Özel öğrenme güçlüğü tanısı alan çocuklar akademik alanda güçlük yaşarlar. Zeka düzeyleri normal seviyede olmasına rağmen geç öğrenirler, zor algılarlar, kısacası öğrenmekte güçlük çekerler. Yeteneklerini tam anlamıyla ortaya koyamazlar. Bu nedenle genelde sınıf arkadaşlarına oranla derslerde geri kalırlar, dersi takip etmekte zorlanırlar. Ders takibinde zorluk ve öğrenmede güçlük zamanla derslere karşı motivasyonu azaltan bir durum haline gelir. Bunun sonucunda okula ve derslere karşı isteksizlik, ders sırasında huzursuzluk dikkati çeker. Akademik alandaki bu başarısızlıkları ailelerinden ve öğretmenlerinden olumsuz tepkiler almasına sebep olur. Bunun yanında arkadaş grubunda da alay konusu olabilir. Derslerdeki başarısızlığı nedeniyle çevreden olumsuz tepkiler alan çocukların özgüvenleri de azalır. Benlik algıları ile ilgili psikososyal problemler yaşarlar (Elemek, 2008).

Genel görüşe göre; öğrenme bozukluğunun erkeklerde daha sık görüldüğü kabul edilmektedir. Çeşitli yayınlarda erkeklerde 3:1–5:1 oranında daha fazla görüldüğü bildirilmiştir (Korkmazlar, 1992). Ancak son yapılan çalışmalara göre kızlarda da erkeklere yakın bir oranda öğrenme bozukluğunun görüldüğü saptanmıştır (Defries ve Alacorn, 1996; Demir, 2005).


Değerlendirme kimler tarafından gerçekleştirilecektir?

Bu süreçte multidisipliner bir takım rol oynamalıdır. Diğer bir deyişle farklı eğitim ve deneyim süreçlerinden geçmiş olan birden fazla uzman değerlendirmeleri yapmalıdır. Değerlendirmeleri yapacak uzmanların arasında çocuk ve ergen psikiyatristi, klinik psikolog, okul rehber öğretmeni ve sınıf öğretmeni sayılabilir.

 

Tedavisi

Öğrenme bozukluğunun sağaltımında ilaç tedavisi kullanılmaz, tedavi eğitimle gerçekleşir. Ancak hiperaktivite veya dikkat eksikliği gibi durumların varlığında ilaçla destek sağlanır (Mayo Clinic, 1994).

Öğrenme güçlüğü olan çocuk ve gençlerin eğitimi sadece normal sınıf müfredat programı ve özel derslerle gerçekleşememektedir. Tanı konulup değerlendirme yapıldıktan sonra oluşturulan özel eğitim programıyla ve psikopedagojik yaklaşımla yapılacak eğitsel terapiyle öğrenme gerçekleşebilmektedir. Terapinin başarısı vakanın çok iyi değerlendirilmesine bağlıdır. Psikolojik terapi yapılmazsa öğrenme bozukluğu kendiliğinden düzelmemektedir. Terapinin amacı; her çocuğun ihtiyacı doğrultusunda öğrenme deneyimleri kazanmasını sağlamaktır. Tanı sonucunda özel bir eğitim programı oluşturulur.


Tedavi sırasında uygulanacak psikopedagojik programın ilkeleri:

1-) Sorunla ilgili öncelikle ebeveyni bilgilendirmek.

2-) Çocuğun öğretmenini varsa PDR servisini bilgilendirmek ve işbirliği yapmak.

3-) Yetersiz, sorunlu olan becerileri geliştirici özel eğitim programı hazırlamak, hedefleri saptamak.

4-) Terapi programı uygulanırken adımların küçükten büyüğe, kolaydan zora, yakın hedeflerden uzak hedeflere doğru pekiştirilmesine dikkat etmek.

5-) Geri bildiren, farkına vardıran, düzelttiren bir yaklaşımla çocuğun hatasını fark edip düzeltmesine fırsat vermek.

6-) Anne-babayı, çocuğun öğrenme, ders çalışma, davranış ve alışkanlıklarındaki sorunlarla nasıl baş edecekleri konusunda eğitmek, onlara danışmanlık yapmak.

7-) Öğrenme güçlüğüne eşlik eden benlik saygısı, sosyal beceriler ve duygusal-davranışsal sorunlar için bireysel-grup terapiye yönlendirmek.

8-) Periyodik olarak değerlendirmek, devam eden sorunlar için yeni programlar hazırlayıp yeni hedefler belirlemek.


 

KAYNAKÇA

Öğrenme Bozuklukları.(1995).Mayo Clinic.(Cilt 1,ss:159-162).İstanbul. Hürriyet Ofset.

Moats,, L G . Lyon, G R (1991) Learning disabilities in the United States: advocacy, science, and the future of the field. National Institute of the Child Health on a Human Development, Austin Prol Ed Inc.

Korkmazlar, Ü., (1992). 6–11 Yaş İlkokul Çocuklarında Özel Öğrenme Bozukluğu ve Tanı Yöntemleri, İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, İstanbul.

Elemek, Müfide Arzu(2005). Öğrenme Bozukluğu Olan Çocuklarda Benlik Saygısının ve Kaygı Durumunun İncelenmesi, Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul.

Demir, Birol (2005). Okulöncesi Ve İlköğretim Birinci Sınıfa Devam Eden Öğrencilerde Özel Öğrenme Güçlüğünün Belirlenmesi, Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul.

Göztepe Mah. Dr.Rıfat Paşa Sk. Sadık Bey Ap. No:27 K:12 D:12 Göztepe İstanbul
0216 386 70 92