Çift ve Aile

 

Eminim bu yazı daha başlığından itibaren birçok ebeveynin ilgisini çekecek. Etrafımızda ve kendi ailemizde sıkça karşımıza çıkan bu tutum yeni nesil ebeveynlerin handikaplarından biri. Gelin, bu yapıya biraz daha yakından bakalım:

Ah vicdan!

Yoğun çalışma temposunda ve büyük şehrin karmaşasında bırakın çocuklarımızı kendimize bile vakit ayırmak çok zor bir hal alıyor. Çocuklar ebeveynlerine, ebeveynler çocuklarına hasret kalıyor. Ebeveynlerde yoğun bir suçluluk duygusu.. Madem işimizden taviz veremiyoruz, çocuğumuza taviz vermeye başlıyoruz ondan sonra. Her akşam elimizde bir sürprizle eve geliyor, hafta sonları çocukları aktiviteye boğuyor, mağazalarda her istediğini almaya çalışıyor, evdeki yaramazlıklarına göz yumuyoruz.

İmkânım var, niye almayayım!

Anne babaların çoğu yukarıdaki cümlenin ardından, ‘bizim zamanımızda bu kadar çok oyuncak yoktu, ailemizin imkânı yoktu. Şimdi çocuğum istemiş, durumum da müsait niye almayayım’ ifadelerini kullanıyor. Burada sormamız gereken bir soru var: O oyuncakları çocuğumuza mı alıyoruz yoksa kendi çocukluğumuzdaki yoksunluğu mu telafi ediyoruz?

Ya beni sevmezse?

Birçok ebeveyn bu cümleyi sesli olarak ifade edemese de her ebeveyn çocuğunun kendisini sevmeyeceği endişesini taşır. Çocuğu ‘seni sevmiyorum, sen kötü bir annesin/babasın’ dediğinde içi gider ve çocuğunun sevgisini canlı tutmak için onu mutlu etmeye, istediği bir şey olduğunda hayır dememeye çalışır. Halbuki sizin çocuğunuzu yemeğini yediği, ödevlerini yaptığı ya da uslu durduğu için sevmediğiniz gibi çocuklar da anne babalarını kendisine oyuncak aldığı ya da istediği bir şeyi anında yaptığı için sevmez. Çocuklar ve ebeveynler birbirlerini sadece severler.

Çocuklar ne ister?

Çocuğunun olumlu davranışlarını destekleyen ama olumsuz davranışlarına da sınır çizen, çocuğunun hayır kelimesine tepki vermesini anlayışla karşılayan ve öfkesini yaşamasına izin veren ebeveynler çocuklarına güven ve güç verirler. Anne babasının kararlı ve tutarlı davranışıyla rahatlayan çocuk derin bir nefes alır, arkasına yaslanır ve şöyle der: ‘Bu evde bana saygı duyuluyor ve benim için planlanan bir yol var, onları yönetmeyi bırakıp çocukluğumu yaşayabilirim.’

 

 

 

 

İnönü Cad. Gül Apt. No:3 D:3 Kozyatağı / İstanbul
0216 386 70 92